Pazar, Nisan 14, 2024
Google search engine

Yaşama geç kalmamaktır: Akkuyu’dan yükselen ses

Bizler, yaşamakta olduğumuz ekolojik (su, enerji, iklim değişikliği, gıda vb) krizler sarmalında, krizleri derinleştiren ve sürekli yeni sermaye stratejilerini yaşama, halklara dayatan sisteme karşı yaşamı korumaya, özgürleştirmeye kararlıyız.

Yaşamın üzerindeki kapitalizim stratejileri ile yürütülen yıkıcı sürece karşı birlikte sürdürdüğümüz ekoloji mücadelelerin, politik özne olma yolunda yürüyüşleri yaşama geçmekte. Dünya’nın pekçok yerinde olduğu gibi yaşadığımız topraklarda da ekoloji hareketleri siyaseti dönüştürecek ve ekolojik yaşamı örecek filizler vermekte. Yaşamın özgürleşmesine ilişkin umudun yükseldiği bu süreçte, Ekoloji hareketinin kolektif hafızasında biriktirdiği ilkeler, talepler ve mücadelenin politik iradesi ile; yaşamı yok eden, yeni liberal stratejilerle kendini sürdürmeye çalışan siyasi sistemi dönüştüreceğimize güveniyoruz. Bu amaçla, siyaseti dönüştürücek stratejileri tartışacağımız konferansta (21-22 Ocak 2022 tarihi), konferans  öncesinde ve sonrasında, patriyarkal Kapitalist sistemin kendini yeniden ürettiği her alanda sözümüzü duyurmaya, politik tutum almaya, yaşamı yeniden ve birlikte örmeye devam edeceğiz.

Bu alanlardan birinde; 24- 25 Aralık 2022 tarihinde, Neden nükleer Santral yapılmamalı iradesi ile Basın Açıklaması ve Çalıştay yapmak için Mersin’de buluşuyoruz. Bu buluşmada Patriyarkal Kapitalist sistemin saldırı alanlarından sadece birisini, sistemin Nükleer enerji stratejilerini, Türkiye’de siyasi iktidarın nükleer üzerinden yürüttüğü politikaları, bu siyasi müdahalelerin sonuçlarını  Akkuyu gerçekliğinde tartışacağız

Bu buluşma ekoloji hareketleri ile 3. Havalimanından Akkuyu sömürüsüne karşı işçilerin her şantiyede verdiği emek mücadelesinin ekoloji örgütlerinin, nükleer karşıtlarının, çiftçilerin, mevsimlik işçilerle, kadınların ekoloji örgütleri ile buluşması. 

Mersin’de Akkuyu Nükleer Santral yapımı ile yıllardır yürütülen politik müdahalenin, planlanan, yaşama geçirilmeye çelışılan saldırının yarattığı etkileri ve bu saldırıya karşı ekoloji örgütleri, emek örgütleri, meslek örgütleri, nükleer karşıtları olarak sözümüzü, siyaseti dönüştürücü gücümüze, yaşamın yeniden örülmesi sürecine eklemleyeceğiz.

Siyasi iktidar bir yandan tarım vasfı değişikliği ile tarım alanları (Polatlı da mera alanı) nükleer atık sahası olarak tahsis edilirken,  Erdoğan Rusya devlet Başkanı Putin le yaptığı görüşmelerde Akkuyu Nükleer Santralını Türk Akımı Boru hattını ve  Rusya’dan Buğday alımını Rusya’ya taviz olarak sunarken, Enerji bakanlığı temsilcisi Rusya’da Sochi’de 12. Nükleer zirvesinde Türkiyede 4-6 reaktör yetmez sayıyı 16-20’ye arttıracağının vaatlerini verirken, diğer yandan Sinop ta Nükleer santral yapmak için kararlar ile çıkartıp, uluslararası görüşmelerde Rusya’yla, Çin’le, ABD ile, Kore’yle planladıkları santralların pazarlığı yapmakta. Bunlar sürerken ABD Nükleer enerji danışmanı nükleer reaktör için Türkiye de uygun alan olduğunu ve Türkiye’nin kendilerinden talebi doğrultusunda 35 adet moduler nükleer santralı (MNS) yollayabileceklerini duyurmakta. Daha fazla Nükleer atık üretimi tacareti anlamına gelen MNS’lar, meraların, doğal alanların nükleer atık depolama sahasına dönüşümü, nükleer atık üzerinden plütonyum elde etme süreçlerinin desteklemesi, uygulamaya sokulması, uluslararası Nükleer silahsızlanma anlaşmalarının hükümsüz kılınması anlamını taşıyor. Siyasi iktidar tarafından, tüm canlı sistemin yok oluşu pahasına Türkiye Halkları adına uluslararası tavizler verilmeye devam ediliyor.

Tarım alanlarının, doğal alanları (ormanlar, denizler, göller kıyılar, dağlar, ovalar) doğal ve kültürel varlıklar sermaye birikimine sokularak, maden, su, enerji, inşaat şirketlerinin kollektif kullanımı ile yaşamlar yok edilirken bu sürece; kapitalist sistemin, siyasi iktidar(lar)ın krizlerini yaşamın üzerinden çözümleme hamlelerine, stratejilerine, her krizde kendilerini yeniden üreterek var oluşlarına izin vermeyeceğiz.

Sistemin suçlarına ortak olmama, dayatılan siyaset alanı ve tarzını kabullenmeme kararlılığımızı Mersin’de bir kez daha duyuracağız. Yaşam alanlarından zorla edilmeye, yaşam alanlarının öznelliğinin, yaşamın geleneklerinin, birlikteliğin yıkılmasına, kırılmasına, kültürel ve inançsal değerlere saldırılara, türlerin yok oluşuna, bedel ödemeye razı olmayacağız, göz yummayacağız. Kapitalist sistemin saldırıları karşısında sadece savunan değil, ekolojik yaşamı bugünden yarına kurmanın akışında, politik söz ve karar kurma kararlılığımızı her çalışmamızda, Mersin’den sesimizi yükselterek yaptığımız gibi sürdüreceğiz.

Her alanda ve aşamada yanyana gelecek ekoloji hareketleri olarak sistemin saldırılarına karşı mücadeleyi yürüten Bizler yaşamı özgürleştirmek için özne olmanın sorumluluğunu üstleniyoruz.

Kadın özgürlüğünün, yaşamın özgürlüğünün, bütün tahakküm ilişkilerine karşı mücadelelerin ekoloji mücadelesiyle kesişimsel bağlarını kapitalist sistemin  Nükleer müdahalesi özünde ekoloji hareketleri, bu hareketin içinden emek ve meslek örgütleri, nükleer karşıtları olarak birlikte tartışacağız.

Akkuyu Nükleer Gerçeği buluşmasında; Akkuyu’da neredeyse esir kamplarında gibi çalıştırılan işçilere, mevsimlik tarım işçilerine, her geçen gün geçimlik yaşamları ellerinden alınan çiftçilere, halklara sözümüzü, sesimizi iletebileceğimizden, sesimizin onların sesi ile güçleneceğinden eminiz.

Akkuyu Gerçeği: Neden Nükleer Santral Yapılmamalı?

Ekoloji PolitikDev-Yapı-İş Sendikasıİnşaat İş SendikasıMersin NKP

 

Çalıştay, Forum ve Sergi  25 Aralık 2022  Mersin  

Ali Osman Abalı Fotoğrafları ile Nükleer Gerçeği – Sergi

Program: 

9.00 Kayıt Hosgeldiniz

9.30 Açılış  Oturumu. Kolaylaştırıcı Belgin Ayrancı–Yusuf Üçay

Nükleer endüstri sınır tanımaz Kıbrıs ‘tan Nükleer e yanıt: Murat Kanatlı

Nükleer Olamaz: Slayt gösterimi

Yaşamın Dialektiği: Ekoloji Politik Tutum  Beyza Üstün–Osman Koçak

Politik Karşılaşma: Neden Nükleer Olamaz Zeki Karataş

11.00 ara

11.15 2. oturum: Kolaylaştırıcı: Mehmet Zencir 

Geçimlik yaşamın yıkımı – Tarım politikaları: Rıdvan Turan

Tarım emeği üzerinde yaşanan sorunlar, geçimlik yaşamda yaşanan sıkıntılar- Güvencesiz İşçiler Derneği

3. Havalimanı- Akkuyu Emek sömürüsü- Örgütlülük: Nihat Demir, Deniz Gider

13.00 imza- dosya paylaşımı

3. Havalimanı ile Akkuyu sömürü köprüsü

Nükleer Gerçeği- Rapor/dosya dağıtımı

3. Havalimanı inşaat İşçileri Mistik Tülü Kaldırdı – İnşaat işçileri ile kitap İmza

yemek arası

14.00 3. Oturum Kolaylaştırıcı: Nasır Nesanır

Sağlıklılık – sermaye birikiminin yaşama tehdidi: Nihat Eraslan -Ful Uğurhan

Nükleer müdahalenin Kazdagları ve Polatlı’da somutlaşan boyutu: Mevlüt Göket

16.00 Aara

16.15 Forum: Politik belirleme: ekoloji diyalektiği ve meşru hukuk tutumu Kolaylaştırıcı: Mehmet Horuş

18.00 Akkuyu’dan Halkların Yaşama Sözü

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Eklenenler