Pazartesi, Mart 4, 2024
Google search engine

“Ekolojik, özgür ve eşit bir yaşamı öreceğiz”

14 ve 28 Mayıs seçimlerini değerlendiren çevre ve ekoloji örgütleri, hem Millet İttifakı’nın hem de Emek ve Özgürlük İttifakı’nın ekolojik ve diğer toplumsal sorunlardan ziyade seçim aritmetiğine sıkıştığını söyledi.

Türkiyeli 48 çevre ve ekoloji örgütü ile hak savunucusu kurumun çağrıcı olduğu “Ekoloji Hareketleri Konferansı”nın düzenleyecileri, bugün 14 Mayıs 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi ve 28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi’ne ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.

Değerlendirmede 6 Şubat depremlerinin, Akkuyu NGS üzerinden Rusya’nın seçim sürecindeki etkisinin ve Kanal İstanbul’un İstanbul’un geleceği için tayin edici rolünün hem Millet İttifakı’nın hem de Emek ve Özgürlük İttifakı’nın gündemleri arasında yer almaması eleştirildi.

Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Hatay Milletvekili olarak seçilen Can Atalay‘a ve diğer Gezi tutuklularına “özgürlük” istenen değerlendirme metninde özetle şöyle dendi:

Toplumsal ittifaklar tamamlanmadı

“Millet İttifakı, mutabakat metnindeki yeşil dönüşüm ve yeşil boyama argümanlarıyla sermaye çevrelerine güven veren bir programla seçim startını verdi.

“Emek ve Özgürlük İttifakı ise bu sermaye ve piyasa yanlısı çevrecilikle farkını anlatma gayretini göstermedi. İddiasına denk düşen bir işleyiş ve siyaset tarzını ortaya koyamadı. Böylece seçim dönemi muhalif partiler açısından ekolojik ve diğer toplumsal sorunlardan ziyade seçim aritmetiğine sıkıştı. Siyasi ittifakların, toplumsal ittifaklarla tamamlanarak zenginleştirilmesi sağlanamadı.

“Şimdi ise karşımızda çok daha büyük bir ekolojik yıkım programıyla gelen bir iktidar var. Meşruiyeti tartışmalı bir seçimle kendi ömrünü uzatan iktidarın daha ‘zaferini’ ilan ederken Kanal İstanbul, nükleer, doğalgaz ve petrol çıkarma projelerinde vites yükselttiğine tanık oluyoruz.

İnancımızı koruyoruz

“Büyük kentlerde artan ev fiyatları ve kiralarıyla insanların barınma hakları ellerinden alınırken, yenilenebilir enerji makyajıyla inşa edilen güneş enerjisi santralleriyle kırlarda yaşam ve tarım alanları yok ediliyor.

“Ekoloji mücadelesinin siyasetin dönüştürücü gücü olduğuna dair inancımızı koruyoruz. Ekoloji direnişlerinin olduğu her köy ve mahallede, nöbet çadırlarımızda, ekokırım mahallerinde, bunun ipuçlarını yaratmaya ve öğrenmeye devam ediyoruz.

“Seçim değerlendirmemizi; ekoloji mücadelesi, toplumsal muhalefetin bütünü ve muhalif siyasi partiler yönünden bir eleştiri ve özeleştiri süreci içinde ele almaya devam edeceğiz.”

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Eklenenler