Çarşamba, Mayıs 29, 2024
Google search engine

Tam kurtuldular derken yeniden JES darbesi

Danıştay 8. Dairesi ve 10. Dairesi’nin ‘zeytinlik alanlarda madencilik yapılamayacağı’ kararı sözde kaldı. Seferihisar Orhanlı Köyü’ne yapılan JES kuşatması vatandaşın derdi oldu. Geçim kaynaklarının tehlikede olduğunu ifade eden köylüler, projeye karşı itiraz davası açtı.

Özel/Gökçe ADAR ÇUBUKÇIOĞLU – Danıştay 8. Dairesi ve 10. Dairesi’nden oluşan ortak heyet, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın zeytinlik alanlarda madencilik yapılmasının önünü açan yönetmelik değişikliğinin yürütmesini durdurmuştu. Çiftçiler Sendikası tarafından açılan davada, ‘Zeytincilik Kanunu uyarınca zeytinlik alanlarda madencilik yapılamayacağına’ hükmedilmişti. Kararın ardından hem çevreciler hem de geçimini zeytincilikten kazanan vatandaşlar sevinirken, İzmir’in Seferihisar Orhanlı Köyü’nde zeytinlik alan üzerinde planan JES projeleri, yöre halkına dert oldu. Küçük Menderes Enerji Petrol Jeotermal Maden Elektrik Üretim Mühendislik ve İnşaat A.Ş. tarafından Jeotermal Enerji Santrali ile yardımcı kaynak (GES+RES) kurulmak istenen ve ÇED sürecinin başlatıldığı projede, vatandaşların itirazları dikkate alınmayarak, kuyu sayısı 23 olarak belirlendi. DAVA SÜRECİ BAŞLADI Orhanlı köyü halkı, geçim kaynaklarına zarar vereceği ve binlerce yıllık zeytin ağaçlarını yok edeceği gerekçesi ile itirazlarına devam ederek, hukuk mücadelesi başlattı. Dava açan köylüler, bugün saat 14.00’te yapacakları basın açıklamasıyla bir kez daha yetkililere iptal çağrısında bulunacak. Doğa Derneği Genel Koordinatörü ve Orhanlı Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Üyesi Galip Ener, “Köylümüzün geçim kaynağı olan zeytin, tarım insanlarımızın elinden alınmaya çalışılıyor. Köylümüzü göçe zorluyorlar. Bu projeyi istemediğimizi haykırıyoruz. Asırlık zeytin ağaçlarıyla dolu olan ve binlerce canlının yaşam alanı olan vadimiz bu santraller ile tehdit ediliyor. Biz, bu kararlılığımızdan, mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz” açıklaması yaptı. ‘TEHLİKEDEYİZ’ Ener, şöyle devam etti: “Köyümüzün her tarafında yer alacak bu kuyular ve santraller bizim zeytinliklerimizin, tarım ve hayvancılık yaptığımız alanların üzerinde yer alıyor. Bunun yanı sıra bölgenin ve İzmir’in nefes aldığı sınırlı sayıdaki kızılçam orman alanları da burada. JES, GES ve RES’ler nedeniyle köyümüzde yaşayan binlerce kişinin hayatı, doğal yaşam, tarım alanlarımız, su kaynaklarımız, ormanlarımız büyük tehlikede.” ‘Sonuna kadar mücadele edeceğiz’ Köylülerden Nurgül Ener, “Köyümüze, yeşilimize, zeytinimize yazık etmelerine asla izin vermeyeceğiz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi. Hatice Ener de, “Artık buradan vazgeçsinler. JES istemediğimizi her defasında dile getiriyoruz. Biz burada olduğumuz süre boyunca, köyümüze yazık ettirmeyeceğiz” diye konuştu.

9 Eylül Gazetesi

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Eklenenler