Savaş: Askeri Karbon Ayak İzi ve İklim İhaneti

0
17
Ortadoğu’daki savaş, fosil kapitalizminin en vahşi dışavurumudur. Petrol sahalarını kontrol etmek için verilen bu savaşlar, aynı zamanda gezegenin yaşam destek sistemlerini yok etmektedir. Çözüm; sadece ateşkes değil, aynı zamanda askeri bütçelerin iklim onarımına aktarıldığı, toplumsal cinsiyet eşitliğini merkeze alan ve doğayı bir meta olarak görmeyen ekososyalist bir dönüşümdür.

Ortadoğu’da süregelen çatışmalar ve iklim krizi, birbirini besleyen ve yıkımı derinleştiren iki ayrılmaz felaket olarak değerlendirilmektedir. Kaynaklara göre bu yıkımın anatomisi; askeri karbon ayak izi, ekolojik tahribat, toplumsal eşitsizlikler ve küresel sistemik boşluklar üzerinden şekillenmektedir.

İşte kaynaklar ışığında Ortadoğu savaşlarının doğaya ve insana etkilerinin kapsamlı özeti:

1. Askeri Karbon Ayak İzi ve İklim İhaneti

Modern savaş makineleri (jetler, tanklar vb.) devasa miktarda fosil yakıt tüketmektedir; örneğin tek bir jetin bir saatlik uçuşu, ortalama bir insanın yıllık karbon salınımından fazladır.

  • Emisyon Verileri: İsrail-Gazze çatışmasının ilk 15 ayındaki doğrudan emisyonların 36 ülkenin yıllık salınımını aştığı, yeniden inşa sürecinin ise 102 ülkenin yıllık emisyonundan fazla CO₂ üreteceği tahmin edilmektedir.
  • Raporlama Muafiyeti: Paris İklim Anlaşması’ndaki en büyük “kör nokta”, orduların ve askeri faaliyetlerin emisyon raporlamasından muaf tutulmasıdır. Dünyanın orduları bir ülke olsaydı, Rusya’nın önünde 4. en yüksek karbon ayak izine sahip güç olurdu.

2. Ekolojik Yıkım: “Ecocide” ve Altyapı Çöküşü

Ortadoğu, küresel ortalamanın iki katı hızla ısınan ve şiddetli su stresi yaşayan bir bölgedir. Savaş, bu kırılgan ekosistemi geri dönülemez şekilde zehirlemektedir:

  • Toprak ve Su: Patlayıcılardan yayılan ağır metaller (kurşun, civa, uranyum) yer altı sularına karışarak nesiller boyu süren bir “yavaş şiddet” yaratmaktadır.
  • Tarımsal İmha (Ecocide): Gazze’deki tarım arazilerinin yaklaşık %86’sı hasar görmüş durumdadır. Bu durum, yalnızca gıda güvenliğini yok etmekle kalmayıp toprağın karbon yutağı işlevini de bitirmektedir.
  • Su Kaynaklarının Silahlaştırılması: Su altyapısının bombalanması ve kanalizasyon tesislerinin kapatılması, her gün binlerce metreküp atık suyun Akdeniz’e karışmasına ve ekosistemin çökmesine neden olmaktadır.

3. Sosyal ve Sınıfsal Boyut: Kim Bedel Ödüyor?

Savaşın ve iklim krizinin yükü toplumun kesimleri arasında eşit dağılmamaktadır:

  • Sınıfsal Uçurum: Savaşın rantını silah ve petrol devleri yerken, bedelini yoksul halklar ödemektedir; ekonomik gücü olanlar güvenli bölgelere kaçabilirken yoksullar yıkımın ortasında kalmaktadır.
  • Ekofeminist Perspektif: Kadınlar, kısıtlı kaynaklara ulaşmak için daha fazla emek harcamakta ve cinsel şiddet dahil sömürü risklerine daha açık hale gelmektedir. Özellikle tarıma bağımlı mülteci kadınlar, iklim kaynaklı hasat kayıpları nedeniyle işlerini ilk kaybeden gruptur.
  • Mülteci Krizi: Çatışma ve zulümden kaçan yaklaşık 123 milyon insan, genellikle iklim değişikliğinden en çok etkilenecek, kaynakları kısıtlı ülkelere sığınmaktadır.

4. Küresel Sonuçlar ve Sistemik Sorunlar

Ortadoğu’daki savaşlar küresel enerji piyasalarını sarsmakta, petrol fiyatlarını artırmakta ve yeşil enerjiye geçiş projelerini rafa kaldırmaktadır.

  • Militarizm ve Kaynak Dağılımı: 2024’te küresel askeri harcamalar 2,7 trilyon dolara ulaşarak rekor kırmıştır; bu durum iklim onarımı için gereken fonların silahlara aktarıldığını göstermektedir.
  • Çözüm Arayışı: Gerçek bir çözümün sadece ateşkes değil; askeri emisyonların şeffaflaştığı, “ecocide” (doğa kırımı) suçunun uluslararası hukukta tanındığı ve doğayı meta olarak görmeyen ekososyalist bir dönüşüm olduğu vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak; doğaya karşı savaş insana karşı savaştır ve iklim adaleti barış mücadelesinden ayrı düşünülemez. Bölgedeki su kıtlığı çatışmaları körüklerken, çatışmalar çevreyi yıkmakta ve bu sarmal iklim krizini daha da derinleştirmektedir.

Detaylı raporu okumak için:

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz