Küresel İklim Politikalarının Doğaya ve Kadın Emeğine Etkileri: Seralarda Çalışan Kadınlar Üzerine İnceleme Raporu

0
8

1. Temel Bulgular

  • İklim krizi yapısal bir krizdir: İklim değişikliği “doğal” bir afet değil, mevcut toplumsal ve ekonomik eşitsizlikleri derinleştiren yapısal bir krizdir.
  • Finansman uçurumu: Küresel iklim finansmanının yalnızca %0,01’i hem iklim değişikliğini hem de kadın haklarını birlikte ele alan projelere ayrılmaktadır.
  • Mülkiyet ve emek çelişkisi: Kadınlar tarımsal iş gücünün yaklaşık %45-60’ını oluşturmasına rağmen, tarım arazilerinin yalnızca %5-11’ine sahiptir ve karar alma mekanizmalarının dışında tutulmaktadır.
  • Görünmezlik ve güvencesizlik: “Yeşil dönüşüm” söylemi, sera gibi yoğun emek gerektiren alanlarda çalışan kadınların güvencesizleşmesini ve görünmezleşmesini hızlandırmaktadır.

2. Küresel İklim Politikalarının Eleştirisi: “Yeşil Kapitalizm”

  • Piyasa temelli çözümler: Paris Anlaşması’ndan COP29’a kadar olan süreçte, karbon ticareti ve yeşil tahviller gibi araçlar doğanın metalaştırılmasını derinleştirmekte, ancak sorunun kökenindeki kapitalist üretim ilişkilerini sorgulamamaktadır.
  • Karbon piyasaları ve neokolonyalizm: Karbon ticareti, kirleten şirketlerin sorumluluktan kaçmasına ve ekolojik yıkımın Küresel Güney’e ihraç edilmesine olanak tanıyan bir sistem olarak eleştirilmektedir.
  • Endüstriyel tarım ısrarı: Mevcut politikalar, iklime dirençli yerel modeller yerine kimyasal bağımlı, su tüketen endüstriyel tarımı teşvik etmeye devam etmektedir; seralar bu modelin en yoğun uygulandığı alanlardır.

3. Sera Tarımının Ekolojik Tahribatı

  • Kaynak tüketimi: Yoğun monokültür üretim toprağı tüketmekte, yer altı sularının aşırı kullanımına yol açmakta ve enerji yoğun yapısı nedeniyle iklim krizini derinleştirmektedir.
  • Plastik kirliliği: Sera örtüleri ve malçlama materyalleri ciddi bir plastik atık sorunu yaratmaktadır.

4. Seralarda Çalışan Kadınların Karşılaştığı Temel Sorunlar

  • Sağlık riskleri: Seralar birer “ısı tuzağı” işlevi görerek iç sıcaklığın 45-50°C’ye ulaşmasına neden olmakta; bu durum kadınlarda sıcak çarpması, kronik dehidrasyon ve böbrek rahatsızlıklarını tetiklemektedir.
  • Toksik maruziyet: Havalandırma yetersizliği nedeniyle kadınlar yoğun pestisit ve kimyasal gübrelere maruz kalmakta, bu da üreme sağlığı sorunlarına, hormonal bozukluklara ve kanser vakalarında artışa yol açmaktadır.
  • Ekonomik sömürü: Kadınlar, erkeklerle aynı işi yapmalarına rağmen yaklaşık %22 daha düşük ücret almakta, çoğunlukla kayıt dışı ve mevsimlik işlerde güvencesiz çalıştırılmaktadır.
  • Çifte yük: Kadınlar, seradaki ağır mesailerinin ardından ev içindeki bakım emeğini (yemek, temizlik, çocuk/yaşlı bakımı) de üstlenerek kronik yorgunluğa mahkûm olmaktadır.
  • Şiddet ve taciz: İsole ve hiyerarşik çalışma ortamları olan seralarda, kadınlar cinsel ve sözlü tacize karşı savunmasız kalmaktadır.

5. Kadınların Karar Alma ve Kaynaklara Erişim Sorunları

  • Karar alma dışlanmışlığı: Tarımsal değer zincirlerinde kilit roller üstlenmelerine rağmen, kadınların %96’sından fazlası karar alma süreçlerinin dışındadır.
  • Kaynaklara erişim engeli: Kadınlar iklim dostu teknolojilere, tohumlara ve krediye erişimde büyük engellerle karşılaşmaktadır; örneğin kırsalda resmi krediye erişim oranı kadınlarda %10 iken erkeklerde %25’tir.
  • Afetlerdeki kırılganlık: İklim değişikliğiyle artan doğal afetlerde kadınların ve çocukların ölme olasılığı erkeklere göre 14 kat daha fazladır.

6. Başarılı Uygulama Örnekleri

  • Bangladeş (LOGIC): Hane hibelerinin %98’inden fazlası doğrudan kadınlara verilerek kendi adlarına banka hesabı açmaları sağlanmıştır.
  • Hindistan (Odisha): Toplumsal cinsiyet bütçelemesiyle eyalet harcamalarının %44,7’si kadınlara yönelik programlara ayrılmıştır.
  • Mısır ve Fas: Kadın kooperatiflerine verilen eğitimler ve iklim dostu tarım teknikleri verimliliği %30 artırmış ve gelirleri yükseltmiştir.

Geniş Perspektif: Militarizm, Güvenlik ve İklim Krizi

Kaynaklar, sera tarımındaki sömürünün ve iklim krizinin “militarizm” ile olan bağını da vurgulamaktadır:

  • Çevresel Tahribatın Faili Olarak Ordu: Ordular, fosil yakıt tüketiminde ve sera gazı salınımında en büyük paya sahip kurumlardır (örneğin Kanada ve İsveç orduları). Ancak askeri emisyonlar genellikle ulusal raporlama ve azaltma hedeflerinden muaf tutulmaktadır.
  • Tehdit Çarpanı Olarak İklim Krizi: İklim değişikliği doğrudan çatışma çıkarmasa da, gıda güvensizliği ve su kıtlığını tetikleyerek mevcut gerilimleri artıran bir “tehdit çarpanı” görevi görür. Örneğin Zimbabve’de kuraklık nedeniyle tarımın çökmesi, kadınların şiddet gördüğü kayıt dışı madencilik faaliyetlerini ve bölgedeki askerileşmeyi artırmıştır.
  • Bakım Emeği vs. Militarizm: Feminist perspektif, militarize edilmiş bir toplum yerine “bakım toplumu” (caring society) inşa edilmesini savunur. Askeri harcamaların yalnızca %1,5’inin açlığı bitirmeye yeteceği belirtilmektedir.

Çözüm Önerileri ve Başarılı Örnekler

Raporlar, bu eşitsizliklerin aşılması için “Feminist İklim Adaleti” çerçevesinde şu önerileri sunmaktadır:

  • Emeğin Kaydı: Sera çalışanları kayıt altına alınmalı, sosyal güvenlik kapsamına dahil edilmeli ve “eşit işe eşit ücret” ilkesi uygulanmalıdır.
  • Koşulların İyileştirilmesi: Seralarda havalandırma, gölgelendirme ve temiz içme suyu standartları zorunlu hale getirilmelidir.
  • Kadın Liderliği ve Hibeler: Bangladeş’teki LOGIC projesi örneğinde olduğu gibi, hibelerin doğrudan kadınlara verilmesi ekonomik bağımsızlığı artırmaktadır. Hindistan’ın Odisha eyaletinde uygulanan toplumsal cinsiyet bütçelemesi de başarılı bir model olarak öne çıkmaktadır.

——————————————————————————–

Kullanılan Kaynaklar ve Referanslar

Aşağıdaki liste, raporun hazırlanmasında temel alınan ve kaynaklarda belirtilen yayınları ve kurumları içermektedir:

  • European Commission (2025). Gender equality and climate change. A synthesis of knowledge in agrifood systems.
  • ICARDA (2025). Closing Gender Gaps for Resilient Agrifood Systems.
  • FAO (2025). Empowering women for climate resilience: financing the future of sustainability.
  • UNDP (2025). From Farms to Frontlines: Women Shaping Asia-Pacific’s Climate Future.
  • IDRC (2026). Natural Resources – Shifting the power for more inclusive climate action.
  • Oxfam International (2020). Confronting the Carbon Inequality Crisis.
  • UN Women (2022). Gender, Climate & Security: Sustaining inclusive peace on the frontlines of climate change.
  • Shiva, Vandana (1989/1993). Staying Alive: Women, Ecology and Development ve Ecofeminism (M. Mies ile).
  • Federici, Silvia (2004). Caliban and the Witch: Women, the Body and Primitive Accumulation.
  • Human Rights Watch (2012). Fields of Peril: Child Labor in US Agriculture.
  • İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi Raporları: Türkiye’deki tarım işçileri verileri.
  • IFPRI (2025). WHEN WOMEN LEAD: ODISHA’S PATH TO CLIMATE-RESILIENT AGRICULTURE.
  • ScienceDirect (2025). Female farmers facing food insecurity and climate change vulnerability in rural area.
  • Video Kaynağı: WILPF International – Feminist Resistance: Militarism and Climate Change

YZ kaynaklı araştırma İsmet Papila

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz