KUNMING-MONTREAL KÜRESEL BİYOÇEŞİTLİLİK ÇERÇEVESİ İLE UYUM DETAYLI ANALİZİ

0
5

Bu metin, Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi ile COP31 iklim zirvesi arasındaki stratejik entegrasyonu ve 2026 yılına dair öngörüleri analiz etmektedir. Doğa kaybını durdurma hedefleri ile iklim politikalarının eşgüdümlü yürütülmesinin önemi vurgulanırken, ekosistem tabanlı uyum ve mavi ekonomi gibi kritik başlıklar öne çıkarılmaktadır. Kaynaklar, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinde biyoçeşitlilik finansmanının ve raporlama standartlarının nasıl bir rol oynayacağını detaylandırmaktadır. Özellikle Ekim 2026’daki CBD COP17 sonuçlarının iklim müzakerelerini nasıl şekillendireceği üzerine farklı senaryolar sunulmaktadır. Ayrıca, Türkiye’nin Sıfır Atık hamlesi gibi ulusal girişimlerinin küresel biyoçeşitlilik hedefleriyle olan potansiyel bağları değerlendirilmektedir. Sonuç olarak analiz, doğa ve iklim krizlerinin çözümünde bütüncül bir yaklaşımın gerekliliğine dikkat çekmektedir.

KUNMING-MONTREAL KÜRESEL BİYOÇEŞİTLİLİK ÇERÇEVESİ İLE UYUM DETAYLI ANALİZİ

İklim politikası araştırmacısı olarak, Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi (KMGBF) ile COP31 süreci arasındaki bağlantıyı, 23 Şubat 2026 itibarıyla güncel veriler ışığında detaylandırıyorum. Bu analiz, 2022’de kabul edilen tarihi çerçevenin iklim müzakerelerine entegrasyonunu ve COP31’de beklenen gelişmeleri kapsamaktadır.


1. KUNMING-MONTREAL ÇERÇEVESİ: TEMEL UNSURLAR VE ÖNEMİ

1.1. Çerçevenin Temel Hedefleri

Aralık 2022’de Kanada’nın Montreal kentinde düzenlenen BM Biyoçeşitlilik Konferansı’nda (COP15) kabul edilen Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi, doğa kaybını durdurma ve tersine çevirme yolunda tarihi bir dönüm noktasıdır . Çerçeve şu temel unsurları içermektedir:

  • 2050 için 4 küresel hedef: Doğa ile uyum içinde yaşama vizyonu
  • 2030 için 23 hedef: Ekosistem restorasyonu, korunan alanlar, tür koruma, sürdürülebilir kullanım
  • İzleme çerçevesi: Hedeflere ulaşma yolunda ilerlemeyi ölçmek için gösterge seti
  • Finansman mekanizmaları: Gelişmekte olan ülkelere yıllık en az 20 milyar dolar (2025’e kadar) ve 30 milyar dolar (2030’a kadar) kaynak aktarımı

1.2. İklim-Biyoçeşitlilik Bağlantısı

KMGBF, iklim değişikliği ile biyoçeşitlilik kaybının birbirini besleyen krizler olduğunu açıkça tanır. Sağlıklı ekosistemler (ormanlar, sulak alanlar, okyanuslar) hem karbon yutağı işlevi görür hem de iklim etkilerine karşı doğal tampon oluşturur. Bu nedenle, Paris Anlaşması ile KMGBF’nin eşgüdümlü uygulanması kritik önem taşır .


2. COP31 HAZIRLIKLARINDA MEVCUT DURUM (23 Şubat 2026)

2.1. Küresel İlerleme Durumu

Şubat 2026 itibarıyla, BM Biyoçeşitlilik Sözleşmesi’ne (CBD) taraf ülkeler, KMGBF kapsamındaki ulusal hedeflerini raporlamakla yükümlüdür . Bu raporlar, Ekim 2026’da Ermenistan’da düzenlenecek CBD COP17’de küresel bir değerlendirmeye tabi tutulacaktır .

AB örneği ilerleme konusunda önemli bir gösterge sunmaktadır: Avrupa Komisyonu’nun 12 Şubat 2026’da yayınladığı 7. Ulusal Biyoçeşitlilik Raporu’na göre, AB 45 hedefinden 16’sında ilerleme kaydetmiş, 2’sini ise tamamen gerçekleştirmiştir . Ancak raporda, uygulamanın hızlandırılması gerektiği vurgulanmaktadır.

2.2. COP30’dan Devreden Sorunlar

COP30’da (Belem, 2025) ormanların korunması konusunda sembolik adımlar atılmış, ancak Kunming-Montreal Çerçevesi ile uyum konusu yeterince ele alınmamıştır . Bununla birlikte, COP30 Başkanlığı tarafından duyurulan iki önemli yol haritası bulunmaktadır :

  1. Ormansızlaşmayı durdurma ve tersine çevirme yol haritası
  2. Fosil yakıtlardan adil, planlı ve eşitlikçi geçiş yol haritası

COP30 kapsamında ayrıca Tropikal Ormanlar Sonsuza Dek Fonu oluşturulmuş ve 5,5 milyar dolar kaynak ayrılmış; bunun %20’si yerli halklara tahsis edilmiştir .

2.3. COP31 Hazırlıklarında Biyoçeşitlilik Gündemi

COP31 Başkanı Murat Kurum’un 12-13 Şubat 2026’da İstanbul’da düzenlenen Başlangıç Toplantısı’nda açıkladığı vizyon, biyoçeşitlilik konusuna dolaylı vurgular içermektedir . Kurum’un “insanlığın insanlığı beklediği” vurgusu ve Pasifik ada ülkelerinin yükselen deniz seviyeleri nedeniyle karşı karşıya olduğu tehdide yaptığı atıf, ekosistem koruma ve biyoçeşitlilik bağlantısını kurmaktadır .

Ancak, mevcut COP31 hazırlık belgelerinde KMGBF ile uyuma dair spesifik bir başlık bulunmamaktadır. Bu durum, biyoçeşitlilik gündeminin iklim müzakerelerinde henüz yeterince önceliklendirilmediğini göstermektedir.


3. COP31’DE ELE ALINMASI BEKLENEN KRİTİK BAŞLIKLAR

3.1. Ekosistem Tabanlı Uyum (EbA)

İklim değişikliğine uyum stratejilerinde ekosistem tabanlı yaklaşımlar, hem KMGBF’nin hem de Paris Anlaşması’nın ortak kesişim alanıdır. 2026’nın Davos Zirvesi’nde “Su Yılı” ilan edilmesi , COP31’de suya dirençli altyapılar ve sulak alan koruma stratejilerinin öne çıkacağına işaret etmektedir.

Beklenti: COP31’de, ekosistem restorasyonunun iklim uyumuna katkısını tanıyan özel bir karar alınması veya mevcut uyum çalışmalarına ekosistem tabanlı yaklaşımların entegre edilmesi.

3.2. Karbon Yutakları ve Orman Koruma

Ormanlar, hem karbon yutağı hem de biyoçeşitlilik sıcak noktaları olarak ikili işlev görür. COP30’da Amazon’un korunması sembolik önem taşımış ancak somut taahhütler çıkmamıştır .

Beklenti: COP31’de, ormansızlaşmayı durdurma taahhütlerinin güçlendirilmesi ve bu taahhütlerin KMGBF’nin 2030 hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi. Özellikle Tropikal Ormanlar Sonsuza Dek Fonu‘nun genişletilmesi ve diğer orman ekosistemlerini (Akdeniz ormanları, mangrovlar) kapsayacak şekilde ölçeklendirilmesi beklenmektedir.

3.3. Mavi Ekonomi ve Okyanus Koruma

SKD Türkiye’nin değerlendirmesine göre, 2026’da “Mavi Ekonomi” kavramı öne çıkacaktır . Şirketler artık sadece karbon ayak izlerini değil, biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini de raporlamak zorunda kalacaktır.

Beklenti: COP31’de, okyanus koruma alanlarının genişletilmesi, denizel biyoçeşitliliğin korunması ve mavi karbon ekosistemlerinin (deniz çayırları, mangrovlar, tuzlu bataklıklar) korunmasına yönelik taahhütlerin güçlendirilmesi. Avustralya’nın müzakerelere liderlik edecek olması, Büyük Set Resifi’nin korunması gündemini öne çıkarabilir .

3.4. Finansman: İklim ve Biyoçeşitlilik Finansmanının Uyumlaştırılması

KMGBF, gelişmekte olan ülkelere yıllık 30 milyar dolar biyoçeşitlilik finansmanı öngörmektedir . COP29’da belirlenen yıllık 1.3 trilyon dolar iklim finansmanı hedefi ile biyoçeşitlilik finansmanı arasında bağlantı kurulması, her iki hedefe birden hizmet edecek projelerin (örneğin, ekosistem restorasyonu) finanse edilmesini sağlayabilir.

Beklenti: COP31 finansman kararlarında, iklim finansmanının biyoçeşitlilik hedeflerine de katkı sağlaması gerektiğine dair bir ifade yer alması. Özellikle doğaya dayalı çözümler (Nature-based Solutions) için özel bir finansman kanalı oluşturulması tartışılabilir.

3.5. Özel Sektör ve Biyoçeşitlilik Raporlaması

KMGBF’nin 15. hedefi, şirketlerin biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini raporlamasını ve azaltmasını öngörmektedir. AB’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) bu hedef doğrultusunda hazırlanmıştır .

Beklenti: COP31’de, şirketlerin biyoçeşitlilik raporlamasına yönelik küresel standartların geliştirilmesi ve bu raporlamaların iklim raporlamalarıyla entegre edilmesi konusunda ilerleme kaydedilmesi. SKD Türkiye’nin vurguladığı gibi, 2026’da şirketler biyoçeşitlilik etkilerini raporlamak zorunda kalacak .


4. TÜRKİYE PERSPEKTİFİ: KMGBF UYUMU ve COP31

4.1. Türkiye’nin Biyoçeşitlilik Durumu

Türkiye, üç kıtanın kesişim noktasında yer alan eşsiz biyoçeşitliliğe sahip bir ülkedir. Ancak, aşağıdaki tehditlerle karşı karşıyadır:

  • Sulak alan kaybı: Konya Kapalı Havzası’nda yeraltı su seviyesinin 350 metreye çekilmesi, 600’ü aşkın obruk oluşumu
  • Orman yangınları: 2021 ve sonrasındaki büyük yangınlarda biyoçeşitlilik kaybı
  • Kıyı ekosistemleri: Çukurova Deltası, Göksu Deltası gibi önemli sulak alanların tehdit altında olması

4.2. Ulusal Biyoçeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planı

Türkiye, CBD’ye taraf olarak ulusal biyoçeşitlilik stratejisi hazırlamakla yükümlüdür. KMGBF sonrasında ulusal hedeflerin güncellenmesi gerekmektedir. Ancak, Şubat 2026 itibarıyla Türkiye’nin güncellenmiş ulusal biyoçeşitlilik hedefleri kamuoyuyla paylaşılmamıştır.

COP31 Başkanı olarak Türkiye’nin, kendi biyoçeşitlilik hedeflerini netleştirmesi ve bu hedefleri iklim taahhütleriyle (NDC) uyumlu hale getirmesi beklenmektedir.

4.3. Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Bağlantısı

Türkiye’nin COP31’de öne çıkarmayı planladığı Sıfır Atık girişimi , biyoçeşitlilik korumasıyla dolaylı bağlantı içermektedir. Atık yönetimi ve kirlilik kontrolü, KMGBF’nin 7. hedefi (kirliliğin azaltılması) ile doğrudan ilişkilidir.

Fırsat: Türkiye, Sıfır Atık girişimini KMGBF’nin kirlilik hedefleriyle ilişkilendirerek, COP31’de biyoçeşitlilik-iklim bağlantısında somut bir katkı sunabilir.


5. ZAMAN ÇİZELGESİ: KRİTİK TARİHLER

TarihEtkinlikBiyoçeşitlilik Gündemi
Şubat 2026Ulusal raporlama son tarihi (CBD)Ülkeler KMGBF hedeflerindeki ilerlemelerini bildirdi
Ekim 2026CBD COP17 (Ermenistan)KMGBF uygulamasının küresel değerlendirmesi
Kasım 2026COP31 (Antalya)CBD COP17 sonuçlarının iklim müzakerelerine yansıması

Kritik nokta: CBD COP17’nin hemen öncesinde (Ekim 2026) yapılacak değerlendirme, COP31 müzakerelerini doğrudan etkileyecektir. Eğer CBD COP17’de KMGBF uygulamasında ciddi eksiklikler tespit edilirse, bu durum COP31’de iklim-biyoçeşitlilik bağlantısının daha güçlü vurgulanmasına yol açabilir.


6. ANALİZ VE DEĞERLENDİRME

6.1. Mevcut Durumun Eleştirel Değerlendirmesi

Güçlü yönler:

  • KMGBF’nin kabulü, küresel biyoçeşitlilik hedefleri için güçlü bir çerçeve sunuyor
  • AB gibi öncü aktörler ulusal hedeflerini belirledi ve uygulamaya başladı
  • Tropikal Ormanlar Fonu gibi somut finansman mekanizmaları oluşturuldu

Zayıf yönler:

  • KMGBF ile iklim müzakereleri arasında kurumsal bağlantı zayıf
  • COP30’da biyoçeşitlilik konusu yeterince ele alınmadı
  • Türkiye dahil birçok ülke güncellenmiş ulusal biyoçeşitlilik hedeflerini henüz açıklamadı
  • Finansman taahhütleri (yıllık 30 milyar dolar) iklim finansmanının çok gerisinde

6.2. COP31’de Beklenen Üç Senaryo

Senaryo 1: Entegrasyon (Başarılı)
CBD COP17’den güçlü bir mesaj çıkar ve COP31’de iklim-biyoçeşitlilik bağlantısını güçlendiren özel bir karar alınır. Ekosistem tabanlı uyum, doğaya dayalı çözümler ve ortak finansman mekanizmaları konusunda somut adımlar atılır.

Senaryo 2: Sembolik Tanıma (Orta yol)
COP31 sonuç bildirgesinde KMGBF’ye atıf yapılır, biyoçeşitliliğin önemi tanınır ancak somut bağlayıcı kararlar alınmaz. İki süreç paralel ancak ayrı şekilde ilerlemeye devam eder.

Senaryo 3: Kopukluk (Başarısız)
Biyoçeşitlilik gündemi COP31’de yeterince ele alınmaz, CBD COP17 sonuçları iklim müzakerelerine yansımaz. İki çerçevenin ayrışması, doğa temelli çözümlerin potansiyelinin tam olarak kullanılamamasına yol açar.

Gerçekçi beklenti: Senaryo 2 en olası görünmektedir. COP31’de biyoçeşitliliğe sembolik atıflar yapılacak, ancak KMGBF ile derinlemesine entegrasyon sağlanamayacaktır. Bununla birlikte, CBD COP17’nin Ekim 2026’da yapılacak olması, COP31’de biyoçeşitlilik gündeminin tamamen göz ardı edilmesini engelleyecektir.


7. KAYNAKÇA

  • Resmî BM Belgeleri:
  • Convention on Biological Diversity (CBD). (2022). Kunming-Montreal Global Biodiversity Framework. Decision 15/4.
  • Kurumsal Raporlar:
  • European Commission, Directorate-General for Environment. (2026, 12 Şubat). Progress made on biodiversity, but swifter action needed.
  • SKD Türkiye. (2026). 2026’da Mavi Ekonomi ve Biyoçeşitlilik Raporlaması (Ekolojipolitik’te atıf yapıldığı üzere).
  • UNEP FI, PRI, Finance for Biodiversity Foundation. (2023). Stepping Up on Biodiversity: What the Kunming-Montreal Global Biodiversity Framework means for responsible investors.
  • Haber ve Analiz Kaynakları:
  • Ekolojipolitik. (2026, 23 Şubat). 23 Şubat 2026 Günün COP31 ve İklim Gündemi Raporu.
  • Birleşmiş Milletler Türkiye. (2026, 17 Şubat). COP31’e doğru: İklim eyleminde yeni bir dönem için İstanbul’dan güçlü bir mesaj verildi.
  • Birleşmiş Milletler Türkiye. (2026). Türkiye COP31’e Hazırlanırken: COP30’un Öne Çıkan Sonuçlarına Bakış.
  • T.C. İklim Değişikliği Başkanlığı. (2026, 13 Şubat). COP31 Kick-off Meeting Concludes in Istanbul.

ÖZET BULGULAR

  1. KMGBF’nin Önemi: 2022’de kabul edilen çerçeve, 2030’a kadar doğa kaybını durdurma ve tersine çevirme hedefiyle 23 küresel hedef belirlemiştir .
  2. Mevcut Durum: Ülkeler Şubat 2026 sonuna kadar ulusal hedeflerini raporlamakla yükümlüdür. AB 45 hedefinden 16’sında ilerleme kaydetmiştir .
  3. COP30 Mirası: Tropikal Ormanlar Fonu (5.5 milyar dolar) kurulmuş, ancak KMGBF uyumu yeterince ele alınmamıştır .
  4. Kritik Tarih: Ekim 2026’daki CBD COP17, KMGBF uygulamasının küresel değerlendirmesini yapacak ve bu sonuçlar COP31’i doğrudan etkileyecektir .
  5. Beklentiler: COP31’de ekosistem tabanlı uyum, mavi ekonomi, karbon yutakları ve ortak finansman mekanizmaları öne çıkacak başlıklardır .
  6. Türkiye’nin Rolü: Sıfır Atık girişimi, KMGBF’nin kirlilik hedefleriyle ilişkilendirilebilir. Ancak Türkiye’nin güncellenmiş ulusal biyoçeşitlilik hedefleri henüz açıklanmamıştır.
  7. En Olası Senaryo: COP31’de biyoçeşitliliğe sembolik atıflar yapılacak, ancak KMGBF ile derin entegrasyon sağlanamayacaktır (Senaryo 2).

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz