Ana SayfaAraştırma-RaporResmi GazeteResmî Gazete’nin Şifreleri: Ormanımızdan İşimize Neler Değişiyor?

Resmî Gazete’nin Şifreleri: Ormanımızdan İşimize Neler Değişiyor?

Resmî Gazete her sabah yayımlanır, ancak içindeki ağır hukuk dili nedeniyle çoğu kişi tarafından okunmaz. Oysa bu kararlar; ormanlarımızı, iş güvencemizi, evlerimizi ve doğrudan cüzdanlarımızı etkileyen hayati düzenlemeler içerir. Mart 2026’daki son gelişmelere baktığımızda, gücün tek elde toplandığı ve vatandaşın itiraz haklarının daraltıldığı ortak bir tabloyla karşılaşıyoruz.

1. Doğamız: Dağlar Satışta, Köylü Ceza Tehdidinde

Antalya’da 12 Mart’ta yürürlüğe giren yeni Maden Yönetmeliği ile şehrin akciğerleri sayılan dağlık bölgeler, e-ihale gibi yöntemlerle adeta “hızlı satışa” açıldı. Bu durum teknik olarak bir “planlı ekolojik yıkım” anlamına gelirken, Konyaaltı gibi bölgelerde lüks projeler için su kaynakları kurutulmaktadır.

Diğer yandan, 19 Mart’ta yasalaşan yeni Milli Parklar ve Çevre Kanunu ile Türkiye’nin doğa koruma alanlarındaki yetkiler tek bir merkezde toplandı. Bu kanunla birlikte, parklardan elde edilen gelirler artık genel devlet bütçesine değil, denetimi daha zor olan özel bir “döner sermaye” fonuna aktarılacak. Daha da önemlisi; orman köylüleri, yakacak odun toplamak veya arı kovanı koymak gibi basit faaliyetler nedeniyle artık hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilecek. Bu durum özellikle orman kaynaklarını gündelik yaşamda en çok kullanan kadınların emeğini suç kapsamına alma riski taşıyor.

2. İşimiz ve Ekmeğimiz: “Sözleşmeli” Dönemi ve Güvence Kaybı

Kamu çalışanlarını ilgilendiren yeni kararlar, “kadrolu memur” statüsünden uzaklaşıp “sözleşmeli personel” sayısını artırmayı hedefliyor. Sözleşmeli personel olmak, iş güvencesinin daha zayıf olması ve sendikal hakların kısıtlanması demektir.

Bu durum en çok kadınları etkileyebilir; çünkü kamu sektörü kadınlar için doğum izni ve yasal güvenceler açısından en güvenli limandır. Sözleşmeli statünün genişlemesi, bu güvenli kalenin aşınması anlamına geliyor. Aynı zamanda işini kaybetme korkusu artan çalışanların, ücret ve çalışma koşulları için pazarlık gücü de zayıflıyor.

3. Enerji ve Mülkiyet: Faturalar ve El Konulan Araziler

Enerji piyasasında (EPDK) alınan yeni kararlar şeffaflıktan uzak bir şekilde yayımlandı. Ancak genel eğilim, yeşil enerji teşviklerinin büyük holdinglere gitmesi, küçük üreticilerin ise bu sistemin dışında kalması yönündedir. Bu durum, elektrik ve doğal gaz faturalarını doğrudan etkileyerek en çok düşük gelirli haneleri ve ev bütçesini yöneten kadınları zorluyor.

Bursa’da devam eden Emek-Şehir Hastanesi raylı sistem hattı için alınan “acele kamulaştırma” kararı da bir diğer önemli konu. Bu yöntemle devlet, vatandaşın mülküne normal mahkeme süreçlerini beklemeden hızlıca el koyabiliyor. Ulaşım projesi faydalı olsa da, vatandaşın mülkiyet hakkı ve ödenecek tazminatların yeterliliği konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor.

Sonuç: Ne Yapmalı?

Tüm bu kararlar bir arada okunduğunda; yetkilerin merkezileştiği, meclis tartışmalarının atlandığı ve kamu varlıklarının özel kanallara aktarıldığı görülüyor. Bu süreçte sivil toplum kuruluşlarının, sendikaların ve baroların bu kararları yakından takip etmesi; vatandaşların ise haklarını korumak için demokratik kanalları zorlaması büyük önem taşıyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisment -
Google search engine

Most Popular

Recent Comments